|
0 |
|
Bulgaristan'daki Türklerin
Statüsü
İbrahim Kamil
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı

Bulgaristan'dan gene trenler geliyor. 1877'lerde gelenler gibi 1989'da
da Bulgar zulmüne uğramış Türkleri getiriyor. Tarihte Türklere
reva görülmüş zulüm, barbarlık, vahşet, kısaca
insanlığın yüz kızartıcı bütün acıları
tekrar ediliyor... Cebren ve hile ile sözde belgeler imzalatılarak, Türk'ü
sığamayacağı bir kalıba ve ruha sokma zulmüne
direnişin yüz karası sonuçları... Buna yüzkarası değil
"Bulgar Karası" demek lazım. Yüz karasının
bile bu karanın yanında hiç değilse Türk düşmanlarınca
tartışılabilir bir tarafı olabilirdi... Tarih Tekerrür
ediyor...
Eski Balkanlar Yeni Sorunlar
Gencer Özcan, Kemali Saybaşılı
Bağlam Yayınları

"Bugün, milliyetçilik sadece siyasal bir hareket değil, aynı
zamanda etnik bir olgudur. Bir başka deyişle, zamanımızın
milliyetçi hareketleri tarafından propagandası yapılmakta
olan, "ulus"un etnik tarihsel nitelikli anlamı ön plana
çıkarılmaktadır. Gerçekten de, özellikle Balkanlar
dikkate alındığında, bir "tarihe geri dönüş"ün
yaşanmakta olduğu görülmektedir." -Kemali Saybaşlı-
-Gencer Özcan-
Federal
Almanya'nın Yabancılar Politikası
Mehmet Okyayuz
Kelepir Kitaplar

Bu kitapta Federal Almanya'nın yabancılar politikasının
çeşitli evrelerinin ele alınıp çözümlenmesi amaçlanmaktadır.
Yabancılara karşı sergilenen tutum, yabancıların,
Yabancılar Hukuku'nca belirlenen hukuki statülerine işaret
eder. Çalışmada, Yabancılar Hukuku'nun temel düzenlemelerine
ve oluşum koşullarına değinilmesi temelinde
ışık tutulması amaçlanan bir başka konu ise
hukuk-siyaset ilişkisidir. Somut olarak şu soruya yanıt
aranacaktır: Genel hukuk sistemi, yabancılar politikasına
ilişkin uygulamaları ne kadar ve nereye kadar bağlar; ya
da -başka bir deyişle- (bu uygulamaların temelini oluşturan)
Yabancılar Hukuku'nu, (klasik-liberal) burjuva hukuk normlarının
kıstaslarıyla ciddi bir biçimde değerlendirmek ne kadar
mümkündür?
Tarihsel açıdan bakıldığında "yasaların
akla uygunluğu" talebini tüm önemli yeniçağ devlet
kuramlarında görmek mümkündür. Zira, Avrupa burjuvazisi, siyasi
ve iktisadi bakımdan özgürlükler elde ettikçe ve feodal
gelenekleri kıran yeni üretim ve iletişim tarzları geliştikçe
bu yeni toplumsal şartlara "ayak uydurabilecek" bir hukuk
sistemi arayışı da yoğunluk kazanmıştır.
Hukuki normların anlaşılabilirliği ve hesap
edilebilirliği, ilkin Sözleşme Hukuku'nda görülmüştür;
dolayısıyla da "mülkiyet piyasası topluluğu"nun
oluşmasıyla ve gelişmesiyle sıkı bir ilişki
içindedir.
Burjuva hukukunun gelişmesi, ekonomiden bağımsız değerlendirilmese
de günümüzde, ekonominin önemi (en azından kuramsal olarak)
ciddi ölçüde azalmıştır. Halen (akla uygunluk ve genel
geçerlilik ile temellendirilen) hukuki güvencenin sağlanması
sadece belli bir toplumsal alanla sınırlı kalmadığı
gibi, "hukuk devletinin temel ilkesidir". Burjuva hukukunun değinilen
bu normları (ve, daha genel anlamda, parlamenter-demokratik sistem)
Yabancılar Hukuku'nun işleyişini geçmişte ne yönde
etkilemiştir ve halen ne yönde etkiliyor? Çalışmanın
sonucunda bu soruya verilen yanıta bağlı olarak Yabancılar
Hukuku'nun düzenlemelerinin hangi işlev(ler)e sahip olduğu da
açığa kavuşacaktır.
Avrupa Türkleri
Federal Almanya ve Diğer AB Ülkelerinde Çalışan Türklerin
Ekonomik Gücü
Faruk Şen, Yunus Ulusoy, Güray Öz
Cumhuriyet Kitapları

Kendi alanının ilk örneği olan elinizdeki bu çok yönlü
ve müthiş incelikli araştırma, Avrupa Birliği Ülkelerinde
yaşayan Türklerin, bulundukları ülke
ve bütün olarak AB ekonomisine katkılarını
sergiliyor. Araştırmada yer alan "Avrupa Türkleri"nin
Avrupa ekonomisi içindeki yeri, ayrıntılı istatistikler
ve hesaplaşma yöntemleriyle belirlenmiş. Müthiş ilginç
bir çalışma bu. Her aydının kitaplığında
mutlaka bulunmalı.
Avrupa'da
Irkçılık
Göçmenler ve Aşırı Sağ Partiler
Mehmet Taş
İmge Kitabevi Yayınları

Avrupa'da azınlıklar ve göçmenler, sivil toplumların örgütlenme
çeşitliliği ve güvenceleriyle dolu olmasına rağmen,
aşırı sağın saldırıya dönüşen
tehditleri altında yaşıyor. Son birkaç yılda, aşırı
sağ, tehdit ve saldırılarını arttırdıkça,
hükümetler bu ortamdan yararlanarak az gelişmiş ülkelerden
gelen göçmenleri durdurmak ve azınlık haklarını
budamak için gerekli yasal değişiklikleri uygulamaya
sokuyorlar. Irkçı saldırıların yoğunlaştığı
80'li yıllardan bu yana resmi makamlar politik, ekonomik demeden ya
da Müslüman veya siyah-beyaz ayırmadan sığınmak
isteyenleri geldikleri yere geri gönderiyor. Öte yandan aşırı
sağ partilerin kabarttığı ırkçı duygular
da toplumu giderek etkiliyor. Buna karşın, Avrupa'da ırkçılık
ve aşırı sağ partiler üstüne sayısız
kitap ve makale yazıldı. Bazı üniversiteler bu konuları
araştırmak için özel bölümler açtıkları gibi,
aynı konuları araştırmayı hedefleyen birden
fazla enstitü kuruldu. İşte bu çalışma, bu sayısız
kaynağın en güncel olanlarının bir özetidir. Bu
anlamda kitapta, ırkçılığın değişen
yüzü, nedenleri, ırkçı terörün ilişkileri, aşırı
sağ, aşırı sağın üye ve örgüt gücü
ile bu partiler içinde barınan sosyal akımlara yönelik
soruların açık ve ayrıntılı yanıtlarını
bulabileceksiniz.
|
|